Önsöz-en

  • 17 August 2017

Ne zaman önemli bir konu hakkında eğitim ve öğretim yapmaya karar verilirse, konuyu anlayabilmek ve amaca ulaşabilmek için, o konunun aslının nereden geldiğini ve tarihini tanımak gerekir.

Japonya’da doğan bütün harp sanatlarına (disiplin sanatlarına) yani BUDO’ya çalışmaya başlamak, orijinini anlamakla, öğrenmekle başlar. Hedefe ulaşmak için uygulanacak metotlar Doğu (orient) ve Batı (occident) kavramında faklıdır.

Şayet bu kavramı anlamakta zorluk çekiliyorsa, BUDO’ya veya AİKİDO’ya başlayan, başlamak isteyen, seven ve iyice inceleyip öğrenmek isteyenler için gidilecek yol çok uzak ve zor olacaktır, belki de verdikleri bütün emeklere rağmen hedefe ulaşamayacaklardır.

AİKİDO, şu anda gelişmektedir ve AİKİDO yapanların veya yapıyorum diyenlerin sayısı gittikçe artmaktadır. Bu açıdan bakıldığı zaman öğretici ve eğitici seçimine bilhassa birkaç senedir çok dikkat edilmelidir. Öğretici ve eğitici, yani sizlerin sık sık söylediği “USTA – HOCA” veya SENSEİ konularına. Tekniki açıklamalara girmeden önce, her şahıs AİKİDO’ya ilk başladığı zamana dönsün. AİKİDO’ya bugün başlıyormuşsunuz gibi yapınız.

İlk yapılacak olan nedir ?

İlk önce gerçekten bir eğitici ve öğretici bulmak. Yani gerçek usta. Daha sonra onun talebesi olmaya çalışmak. Hoca talebe ilişkilerini kurmaya çalışmak. Önemli olan ilk adımı yapıp kapıyı geçmektir. Bazen bu kapı açılabilir bazen de açılmayabilir. Belki de bu kapıdan girmeniz hiç bir zaman mümkün olamaz. Nasıl sizlerin seçme hakkı varsa, Hoca’nın da aynı hakkı olduğunu unutmayınız. Şayet ilk adımda hata yaptıysanız, zaman geçtikçe gittiğiniz yol zorlaşacaktır.

O halde nasıl gerçekçi hoca aramalıyız? Hangi kriterlere bakmamız gerekecektir?

İlk dikkat edeceğimiz nokta, SENSEİ’nin şahsiyeti, karakteridir. Zira AİKİDO, vücut ve zihne etki yapacaktır. Şayet SENSEİ, lekesiz temizse, mütevazı ise, mutlu, ışık saçıcı ise ve kalbe giden yol açıksa vereceği eğitim, öğretim şahsiyetinin bir gölgesi olacaktır. Önemli olan sadece tekniklerinin güzelliği, kavgada geçebilecek veya güzel açıklamalar yapan, mükemmel konuşan olması değildir. Bütün bunlar kalbin güzel, huzur içinde olmasıyla ortaya çıkan doğal durumlardır.

Ikinci nokta, Budo’ya kendini vermiş, bu yolda ileriye gitmiş birisi olması. Yani senelerce devamlı teknik ve moral çalışmalarını aksatmamış, gün geçtikçe daha fazla çalışan birisi olmalıdır.

Üçüncü nokta, böyle bir SENSEİ’nin çok büyük eğitim ve öğretim kabiliyeti, kuvveti var demektir. Her şeye her konuya dikkat eden, doğru, talebelerine karşı saygılı ve kalbi sevgi dolu, herkese değer veren, talebelerinin başarmasını ve geleceğini düşünen birisi olmasıdır.

Dördüncü nokta, ve bu konu hepsinden çok önemi olan bir konudur. Her gün güç ve kuvvetini yitirmeden sıfırdan çalışmaya başlaması. Yani her gün kendini AİKİDO’ya yeni başlayan gibi kabul edip tatami üzerinde çalışması, çalışmasıdır. Bu demektir ki, her gün kendinde sıfırdan başlama kuvvetini bulan birisidir.

“Büyük usta – Büyük SENSEİ”, kendini çok büyük usta gören, tatami üzerinde çalışmayı durduran, öğrenmeyi, bilgiyi ortadan kaldırmış ve her şeyi biliyorum diyen, talebelerine yasaklar getiren, kimseye ihtiyacı olmayan, zamanını lafla tehditler savurarak geçiren O BÜYÜK USTAYI hemen terk etmek gerekir. AİKİDO’ya başlamadan durmak daha iyidir. Bundan bir an evvel kaçınılmalıdır.

Genç bir hoca; tecrübesi daha tamamlanmamış, teknik ve öğretim bilimi mükemmel bir hale gelmemiş, fakat devamlı tatami üzerinde çalışıyor ve daha uzaklara gitmek için öğrenmeye var gücüyle çabalıyor; inanıyorum ki bu genç hoca saygıdeğer , AİKİDO’ya lâyık bir şahsiyettir ve onunla BUDO yolunda uzaklara gitmek mümkündür.

Bilhassa seçim yaparken kesin kararlar vererek kendinizi frenlemeyiniz; burada salon çok güzel, modern, barı çok iyi, çevre çok zevkli, ücreti pahalı değil, evime yakın, vs….. maddi kolaylıklardan kaçınınız. Zira hayatınızın ölçüsü bunlar ise yani maddi, basit; bu ölçüler için yaşıyorsanız; BUDO yolunda yürümeye başlamadan durmanız sizler için daha iyi olacaktır. AİKİDO yolunda sarsılmadan yürüyebilmek için büyük irade sahibi olmak ve BUDO terbiyesi ile yetişmek lazımdır.

BUDO terbiyesi ile yetişmek ne demektir ve nelerin yapılması gerekir ?

Her şeyden önce tatamide çalışmalarınızı cesaretle, inançla, gayretle, sebatla, alçak gönüllülükle, art çıkar niyeti olmadan, Dan peşine koşmadan nezaket kaidelerine uyarak yapmayı kabul etmelisiniz.

————-

First, you need to learn to start; you will have the greatest of the four dangers in your training until your knee’s skin is peeled and your hands are ripped off in a successive sweaty process:

 KYÔ – SURPRISE

 GHI – APPREHENSION

 WAKU – INSTABILITY

 KÛ – FEAR

All of these are very crucial both in BUDO and in our lives. After defeating these mistakes and deficiencies there are four essential virtues you must acquire:

First REI – KINDNESS: whether in the dojo or not, the art of offering most gentle behavior to everyone.

Second CHOKU – POWER: It is the energy that combines the mind and body to fight against difficulties in life.

Third SEI – PEACE: Maintaining the self-control over body and soul in a balanced, calm, peaceful and decisive manner.

Fourth SOKU – SPEED: One’s judgment speed, the ability to be awakened to never be mistaken, to respond in the best way whatever the situation.

All of these will make the techniques syncronize with body and mind by exercising every day. That’s when BUDO will illuminate your life and you will find freedom. The techniques will be born simply and fully flashed. You will understand that winning is the same as losing. So you will leave your EGO, selfishness. Slowly, the level of being “a complete person in every aspect” will be reached.

It is not a shame not to know, it is a shame not to ask.

We need to know the meanings of the words in BUDO. Otherwise, we need to learn them. It is good to explain one of these words called sensei because we frequently heard about it in Turkey Aikido Community.

SENSEI: The word “sensei” is formed of two kanji: SEN and SEI. In a literary sense, it is formed of two words.

 SEN: Already, former, precedence, future, the place to go, direction, peak, first, power, wit.

SEİ: Life, live, keep (someone/something) alive, use, carry a child, be born, clean.

Based on the paragraph above, when the word sensei translated into English in a BUDO sense, it means master. The most important part is to understand the significance of these words. For those who are aware, grow up in BUDO discipline, it is not an ordinary word. It is a title which is reverenced and respected. It represents someone knowledgeable, humble and solid. A sensei leads the people around him and serves to humanity. It is one of the greatest titles in BUDO that one can achieve. To show reverence to someone like that and be his student is the greatest value. That’s why I chose Nobuyoshi TAMURA Sensei and have been following him for 35 years. For those who train BUDO cannot kneel for everyone, because that would be slavery. It is a decision that you will make whether someone is called sensei or not because you are responsible for yourself. If you do not want to be a slave, I recommend you to read the above paragraph again.

As I mentioned earlier, for a community to be developed everyone must know his/her places. That is one of the most important factors, a teacher must act as a teacher and a student must act like a student.

We have to attach importance to these topics by taking into consideration that aikido society is a micro example of a community. The fact that people do not know their places causes “Aiki chaos” in our country. To illustrate, if a teacher in a primary school tries to give lectures in university and call himself/herself as a professor, this situation leads to anarchy and unbalance. This does not mean that we should not show respect to the teachers.

————–

Hedefimiz

Başarıya ulaşmak için ilk önce “HEDEFİMİZİN” ne olduğunu bilmeliyiz. Nereye gitmek istiyoruz, neler yapmamız gerekiyor, bizden sonra geleceklere hangi ortamı bırakmalıyız; bütün bu konuları tek tek analiz etmemiz gerekiyor. Hedefi olmayan toplumlar başıboş sürü gibi dolaşan anarşik toplumlardır. Ve bu toplumlar köle olmaya mecburdurlar.

Bakınız, inceleyiniz tarihi, çok örneklerle doludur. Hedefin belli olmasıyla her şey bitmiş demek değildir. Ondan sonra bu hedefe ulaşabilmek için yapılması gereken planlarımız, organizasyonlarımız olmalıdır. Bütün bunları yapabilmemiz için gereken kabiliyetli, çalışkan insanlara görev vermeliyiz. Bu yolda korkmadan, büyük bir irade ile elele yürümeliyiz.

Herkes kendine düşen görevi yapmalıdır. Her şeyi başkalarından beklemek olamaz. Açılan kapı BUDO kapısıdır. Bu kapıdan bütün gücünüzle içeriye girmeye çalışınız. Zamanın değerini iyice anlamamız gerekiyor. Falan şunu demiş, filan şunu yapmış, öbürüsü beni çok iyi tanıyormuş, diğeri terbiyesizce kelimeler söylüyormuş, başka bir hoca talebelerini tehdit ediyormuş gibi dedikodulardan, o ortamı yaratanlardan, söyleyenlerden kaçınınız. Önemli olan bunlar değildir. Bu olaylar sadece yapanların, söyleyenlerin seviyesini göstermektedir. Her toplumda küçük insanlar vardır. Eğer onlar gibi olmak istemiyorsak, “Kafadan kalbe giden yolu” açmamız gerekecektir. Bizim organizasyonumuzda olan her şahsın bunu yapması bir görevdir. Şayet bunu yapmakta zorluk çekiyorsanız, organizasyonumuza girmeden çıkmanız daha iyi olacaktır. Aksi takdirde aynı yolda yürümemiz imkansızdır. Zira en iyi teknikleri, gözleriniz açık olsa da göremeyeceksiniz. METSUKE , kalple bakış olmayanca yapacağınız her teknik, kaba ve bayağı bir hareketten ileriye gidemeyecektir. Yani BUDO eğitiminiz duracaktır. Geçmişlerle yaşanılamaz, sadece örnek olarak kalırlar. Hedefimizde yanılmamalıyız, sarsılmamalıyız. Hedefimiz bellidir :

Ulusların kabul edeceği ve saygı göstereceği “Büyük bir Türk AİKİDO Dünyası”dır.

Bunu da seviyeli ve yüksek değerli bir AİKİDO yaparak başaracağız. Bu yolda hiç kimse bize engel olamaz, zorluklar ne olursa olsun bu hedef gerçekleşecektir. Buna inanıyorum. Zira etrafımız kabiliyetli, çalışkan, kültürlü AİKİDO yapan ve yapmak isteyen insanlarla dolu. Planlarımız gerçekleşmektedir. Organizasyonlarımız meyvesini vermeye başlamıştır.

Bakınız “AİKİDO VE BUDO FEDERASYONU – AİKİDO AND BUDO FEDERATION” . KÜBA’dan TÜRKMENİSTAN’a kadar 15 ülkedeki AİKİDOkalar, en büyük gruplar bizlerle elele vererek çalışmaktadırlar. Organizasyonumuz Avrupa ile Asya’yı bağlayan büyük ve resmi bir kuruluştur. Bu organizasyonun bel kemiği SİZLERSİNİZ . Dünyadaki en büyük resmi AİKİDO kuruluşları ile irtibat halindeyiz. Herkesin bilmesi gereken, bugün bizler de büyüklerin masasına oturmaktayız. Organizasyonumuzdaki AİKİDOkaların en büyük ve tarihi Sensei’lerle yurt dışında çalışabilmeleri için gereken ortamlar hazırlanmıştır.

Yapacaklarımız bitmemiştir ve bitmeyecektir. Türk Dünyası için en iyisini vermek, en iyisini göstermek bizler için en büyük görevdir. Bunda tereddütümüz olamaz, zira seçtiğimiz yol BUDO yoludur.

Nebi Vural

Aikido ve Budo Federasyonu

Teknik Direktörü

No Replies to "Önsöz-en"